Ceza Hukuku

TCK 216: Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu Nedir?

Türk Ceza Kanunu (TCK) 216 kapsamında düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu nedir? Cezası, unsurları, Yargıtay kararları ve sosyal medya paylaşımlarının hukuki sonuçları hakkında bilmeniz gereken her şey bu uzman rehberde.

GİRİŞ: TOPLUMSAL BARIŞIN TEMİNATI VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

Günümüzde iletişimin hızı, özellikle sosyal medya platformları sayesinde saniyelerle ölçülür hale gelmiştir. Bir klavye dokunuşuyla milyonlara ulaşan fikirler, bazen toplumsal bir tartışmayı ateşlerken bazen de telafisi güç hukuki süreçleri beraberinde getirebilmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu”, işte tam bu noktada, kamu barışını korumak ile bireyin ifade özgürlüğü arasındaki o ince çizgiyi belirlemektedir. Toplumun huzurunu ve güvenliğini esas alan bu düzenleme, demokratik bir yapıda farklı fikirlerin hoşgörüyle karşılanması gerektiğini hatırlatırken, bu özgürlüğün nefret söylemine dönüşmesini engelleyen bir baraj görevi görür.

Hukuk sistemimizde kamu barışına karşı suçlar kategorisinde yer alan bu suç tipi, sadece bireylerin birbirine karşı olan tutumlarını değil, toplumun genel güvenliğini de doğrudan etkiler. Peki, hangi ifadeler eleştiri sınırları içinde kalır, hangileri ağır hapis cezalarıyla sonuçlanabilecek birer suç unsuruna dönüşür? Bu yazımızda, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun tüm detaylarını, Yargıtay kararları ve güncel vakalar ışığında, herkesin anlayabileceği bir dille inceleyeceğiz.

HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK VEYA AŞAĞILAMA SUÇU NEDİR? (TCK 216)

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu, kişilerin din, dil, ırk, cinsiyet, inanç veya yaşam tarzı gibi temel özellikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramasını ve bu yolla kamu barışının bozulmasını engellemeyi amaçlar. Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi, bu suç tipini üç farklı fıkrada, üç ayrı davranış modeli olarak tanımlamıştır.

TCK 216/1: HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA ALENEN TAHRİK

Maddenin ilk fıkrası, halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmeyi yasaklar. Ancak burada en önemli kriter, bu tahrik sonucunda “kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin” ortaya çıkmasıdır. Yani, her sert söylem bu kapsamda suç sayılmaz; toplumsal bir patlamaya veya şiddete yol açabilecek somut bir riskin doğması aranır.

TCK 216/2: HALKIN BİR KESİMİNİ ALENEN AŞAĞILAMA

İkinci fıkrada ise, halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi cezalandırılır. Bu fıkrada ilk fıkranın aksine “açık ve yakın tehlike” şartı aranmaz; aleniyetin varlığı ve aşağılama eyleminin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterli görülebilmektedir.

TCK 216/3: DİNİ DEĞERLERİ ALENEN AŞAĞILAMA

Üçüncü fıkra, toplumun bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama fiilini kapsar. Burada cezalandırma yapılabilmesi için fiilin “kamu barışını bozmaya elverişli olması” şartı aranmaktadır. Dini değerler kavramı; kutsal kitapları, peygamberleri, ibadet yerlerini ve inanç sisteminin temel taşlarını kapsar.

SUÇUN TEMEL UNSURLARI VE YARGITAY KRİTERLERİ

Bir eylemin TCK 216 kapsamında cezalandırılabilmesi için belirli yasal unsurların bir arada bulunması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu unsurları tanımlarken oldukça titiz kriterler belirlemiştir.

HALK VE HALK KESİMİ KAVRAMI

Maddede geçen “halk” kavramı, ortak duyguların, ideolojilerin veya manevi değerlerin bir araya getirdiği insan gruplarını ifade eder. Yargıtay’a göre; işçiler, memurlar, belirli bir bölge insanı veya belirli bir dinin mensupları birer “halk kesimi” olarak kabul edilir. Ancak aşağılamanın veya tahrikin belirli bir kişiye yönelik olması durumunda bu suç değil, hakaret suçu oluşabilir.

TAHRİK VE AŞAĞILAMA EYLEMİ

Tahrik, başkalarını belirli bir yönde hareket etmeye zorlayan yoğun bir psikolojik baskıdır. Yargıtay kararlarına göre, sadece “soyut saygısızlık” veya “basit bir ret” tahrik suçunu oluşturmaz. Fiilin, öç almayı gerektirecek şiddette bir nefreti tetiklemesi ve şiddet çağrısı içermesi gerekir. Aşağılama ise, hedef alınan kesimi küçük düşürücü, onur kırıcı ve hor görücü nitelikteki söz veya davranışlardır.

ALENİYET ŞARTI

TCK 216 kapsamındaki her üç suç tipi için de “aleniyet” zorunlu bir unsurdur. Aleniyet, fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından öğrenilme ihtimalinin bulunmasıdır. Örneğin, sosyal medyada yapılan bir paylaşım, bir basın bülteni veya kalabalık bir konserde sarf edilen sözler aleniyet şartını sağlar.

AÇIK VE YAKIN TEHLİKE KRİTERİ: HER SÖZ SUÇ MUDUR?

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu (TCK 216/1) bir “somut tehlike suçu”dur. Bu, kanun koyucunun her türlü kaba sözü değil, sadece toplumda ciddi bir kargaşa yaratma potansiyeli olan ifadeleri cezalandırmak istediği anlamına gelir.

“Açık tehlike”, tehlikenin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortada olmasını; “yakın tehlike” ise zararlı sonucun gerçekleşme ihtimalinin kaçınılmazlık düzeyinde yüksek olmasını ifade eder. Yargıtay 18. Ceza Dairesi’ne göre, şiddet içermeyen, şiddet kışkırtıcılığı bulunmayan ve sadece “rahatsız edici” olan beyanlar bu suçun konusunu oluşturmaz. Hakim, karar verirken bu tehlikenin nasıl oluştuğunu somut olgularla gerekçelendirmek zorundadır.

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI VE HUKUKİ RİSKLER

Günümüzde TCK 216 dosyalarının büyük bir çoğunluğu sosyal medya paylaşımlarından kaynaklanmaktadır. Twitter (X), Facebook veya Instagram üzerinden yapılan yorumlar, milyonlarca kişiye ulaşabildiği için “aleniyet” unsurunu kendiliğinden sağlar.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE ELEŞTİRİ SINIRI: NE ZAMAN KORUNURSUNUZ?

Demokrasilerde ifade özgürlüğü asıl, kısıtlama ise istisnadır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ifade özgürlüğünün sadece “hoşa giden” fikirleri değil, aynı zamanda “şok edici, rahatsız edici veya sarsıcı” fikirleri de koruduğunu belirtmektedir.

Eleştiri Sınırı: TCK 218. maddesi açıkça belirtir ki; haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Özellikle kamuya mal olmuş kişilerin kendilerine yönelik sert eleştirilere daha fazla tahammül göstermesi gerektiği, hem AYM hem de AİHM içtihatlarında yer alan temel bir ilkedir. Bir ifadenin şiddet çağrısı içermemesi ve doğrudan bir halk kesimini hedef alarak nefrete kışkırtmaması durumunda, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK SUÇUNUN CEZASI VE YATARI NEDİR?

TCK 216 kapsamındaki suçların cezaları, eylemin hangi fıkraya girdiğine göre değişmektedir:

  • TCK 216/1 (Tahrik): 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası.
  • TCK 216/2 ve 216/3 (Aşağılama): 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası.
  • Basın ve Yayın Yoluyla İşleme: Suçun medya aracılığıyla işlenmesi halinde ceza yarı oranına kadar artırılır.

Hapis Yatarı: Türkiye’deki infaz yasaları uyarınca, sanık hakkında hükmedilen ceza miktarı 2 yılın altındaysa ve yasal şartlar oluşmuşsa, cezanın ertelenmesi veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. Bu durumda kişi hapse girmeyebilir. Ancak suçun mükerrer (tekrar eden) olması veya ceza miktarının yüksekliği “yatar” süresini doğrudan etkiler.

SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA SÜRECİ: SÜREÇ NASIL İŞLER?

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu, şikayete bağlı olmayan bir suçtur. Dolayısıyla Cumhuriyet Savcılığı, bir ihbar üzerine veya re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatabilir.

  1. İhbar/Soruşturma: Sosyal medya takibi veya CİMER ihbarları ile süreç başlar.
  2. Gözaltı ve İfade: Şüpheli, kolluk kuvvetleri tarafından davet edilir veya yakalanarak ifadesi alınır.
  3. Adli Kontrol/Tutuklama: Savcılık, suçun niteliğine göre tutuklama veya yurt dışı çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri talep edebilir.
  4. İddianame ve Dava: Savcı yeterli şüpheye ulaşırsa iddianame düzenler ve Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılır.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu, yasalarımızdaki en tartışmalı ve yoruma açık maddelerden biridir. Bir sözün ifade özgürlüğü mü yoksa suç mu olduğu arasındaki ince çizgi, ancak profesyonel bir hukuki perspektif ile belirlenebilir. Bu tür bir suçlama ile karşı karşıya kalındığında, ifadenin bağlamını, söylendiği ortamı ve Yargıtay’ın güncel içtihatlarını savunan uzman bir avukatın desteği, telafisi güç hak kayıplarının önüne geçecektir. Unutmayın, adalet sadece kanun metinlerinde değil, o metinlerin doğru ve hakkaniyetli bir şekilde yorumlanmasındadır.

Avukata Sor

SIKÇA SORULAN SORULAR

HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK NEDİR?

Toplumun belirli özelliklere (ırk, din, bölge vb.) sahip bir kesimini, diğer bir kesime karşı şiddet ve nefret içerecek şekilde kışkırtma eylemidir.

HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK SUÇUNUN CEZASI NEDİR?

Suçun türüne göre 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülür. Basın yoluyla işlenirse bu ceza yarı oranında artırılır.

BU SUÇTAN DOLAYI HAPSE GİRER MİYİM?

Cezanın 2 yılın altında olması ve sabıkanızın bulunmaması halinde erteleme veya HAGB uygulanabilir; ancak kesinleşmiş yüksek cezalar için hapis yatma riski vardır.

SOSYAL MEDYADA BİR PAYLAŞIMI BEĞENMEK SUÇ MUDUR?

Yargıtay ve AYM içtihatlarına göre, sadece beğenmek veya paylaşmak her zaman suç oluşturmaz; ancak bu paylaşımın kamu güvenliğini bozacak bir etki yaratıp yaratmadığına bakılır.

HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK SUÇU NEREYE ŞİKAYET EDİLİR?

Cumhuriyet Başsavcılıklarına veya kolluk birimlerine (Emniyet/Jandarma) ihbarda bulunulabilir. Ayrıca CİMER üzerinden de bildirim yapılabilmektedir.

ELEŞTİRİ VE HAKARET ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Eleştiri, bir fikre veya politikaya karşı duyulan hoşnutsuzluğun açıklanmasıdır ve suç değildir. Hakaret veya tahrik ise kişiyi veya grubu hedef alarak aşağılama veya şiddete teşvik amacı taşır.

DİNİ DEĞERLERİ AŞAĞILAMA SUÇUNDA “KAMU BARIŞI” ŞARTI NEDİR?

Söz konusu ifadenin toplumda infial yaratmaya, barış ve hoşgörü ortamını sarsmaya elverişli olması gerekir.

İSİMLERİ BELİRTİLMEYEN BİR GRUBA YÖNELİK SÖZLER SUÇ OLUR MU?

Evet, eğer sözler belirli bir “halk kesimini” (örneğin “Suriyeliler” veya “Memurlar”) hedef alıyorsa ve aleniyet varsa suç oluşabilir.

BU SUÇTA UZLAŞMA MÜMKÜN MÜDÜR?

Hayır, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

SORUŞTURMA AÇILMASI İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İHLAL EDER Mİ?

AYM kararlarına göre, meşru bir tartışmaya katkı sunan ve şiddet içermeyen ifadeler için açılan davalar ifade özgürlüğü ihlali sayılabilmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu