Ceza Hukuku

İZİNSİZ SES KAYDI ALMA SUÇU VE CEZASI

İzinsiz ses kaydı alınması belli usullere ve hukuk kurallarına aykırı biçimde gerçekleştirildiğinde suç teşkil eder. Bu kayıtlar alınırken hukuka ve usullere uygun davranılması kaydın delil niteliğine sahip olmasına yol açarken aksi durumda kaydı alan kişinin suç işlediği kabul edilir.

İzinsiz alınan kaydın sistematik bir şekilde ve planlanarak elde edilmiş olması hukuka aykırılık teşkil edeceğinden delil olarak da kullanılması uygun bulunmamaktadır. İzinsiz alınan ses kaydı sebebi ile oluşabilecek suçlar şunlardır:

  • Haberleşme gizliliğinin ihlali,
  • Kişiler arasındaki konuşmaları dinleme ya da kayda alma suçu,
  • Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi suçu.

Oluşmasına sebebiyet verebilir. Ses kaydının alınmasının bir suça sebebiyet verebilmesi için aranan kriter bu ses kaydının elde ediliş şeklidir. Kişinin izni olmaksızın ses kaydı alınması hukuka aykırılık teşkil edeceğinden dolayı bu verilerin delil olarak kullanılması mümkün değildir. Ses kaydını izinsiz alan kişi de Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil eden bir eylem gerçekleştirmiş olacaktır. Kişinin rızası olması dahi bu kayıtların delil olarak kullanılabilmesi için yeterli olmayıp ses kaydının hukuka uygun kabul edilebilmesi için birtakım koşulların bulunması gerekmektedir. Bu yazımızda izinsiz ses kaydı almak suç mudur sorusunun cevabını vereceğiz.

İZİNSİZ ALINAN SES, FOTOĞRAF VE VİDEO KAYITLARININ SEBEP OLACAĞI SUÇLAR

İzinsiz alınan ses, fotoğraf ve video kayıtlarının sebep olacağı suçlar bakımından konuşmanın dinlenmesi ve kayda alınması suçu ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da bu sebeple oluşur.

Ses kaydı planlı ve sistematik olarak elde edildiğinde delil niteliğini kaybeder. Bu sebeple izinsiz alınan ses kaydının hukuki açıdan bir kanıt değeri taşıması için koşullara uygun olarak elde edilmiş olması zorunludur.

Özel hukuk uyuşmazlıkları söz konusu ise delillerin hukuka uygun elde edilmesi ve sunulması gerekir. Özel hukuk uyuşmazlıklarına giren boşanma davaları, tazminat davaları söz konusu ise bu tür davalarda delil olarak kullanılacak izinsiz ses kayıtlarının elde ediliş biçiminde hukuka uygunluk aranacaktır.

Ceza davalarında delillerin serbestliği ilkesine göre hareket edilir. Bu tür davalarda her şeyin delil olarak değerlendirilebilmesi mümkündür. Sanık ya da şüpheli bir suç işlemiş ise bunun ispatı için sunulacak delillerin hukuka uygun olup olmadığına bakılır. İspat gücüne sahip olan bir kanıtın hukuka uygun olarak elde edilmesi zorunludur.

Ceza davalarında da hukuka aykırı yollardan elde edilecek delillerin hâkim tarafından reddedildiği görülmektedir. Bu sebeple izinsiz alınan ses kaydı delil olarak kullanılacaksa koşullara uygun şekilde elde edilmiş olmalıdır.

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİN İHLALİ TCK 134

İzinsiz olarak alınan ses ve görüntü kayıtları TCK 134 uyarınca suç kabul edilir. Özel hayat alanı içindeyken kişilerin ses ve görüntülerinin kayda alınması suç teşkil eder. Bu suçun oluşması bir kişiye ait özel hayat alanına gizlice müdahale edilmesi şeklinde olmaktadır.

Kişinin yaşam alanına izinsiz olarak müdahale edildiğinde ve ses-görüntü kaydı almak sureti ile kişinin mahremiyeti ihlal edildiğinde bu suç oluşur. Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu TCK 134 uyarınca cezalandırılır. Bu tür bir suç için ön görülen hapis cezası ise 2-6 yıl aralığında değişebilir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu sebebiyle hürriyeti bağlayıcı hapis cezası öngörülmüştür. Bu bakımdan, sürecin yetkin ve uzman bir ceza avukatı marifetiyle, özen ve dikkatle takip edilmesi son derece önemlidir.

HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİN İHLALİ SUÇU TCK 132

Haberleşmenin gizliliğinin ihlali suçu TCK 132 hükümleri kapsamındadır. Kişiler arasında vuku bulan iletişim sürecinde içerikler kayda alınırsa ve bu eylem gizli yollardan gerçekleştiği takdirde suç teşkil eder.

Bu suçun gerçeklemesi 2 koşul sağlandığında mümkün olur. Haberleşme gerçekleşirken belirli kişilerin varlığına ve sınırlı sayıda kişi tarafından bilinmesine gerek vardır. Bunun yanı sıra haberleşmeye taraf olanlar haberleşmenin ve içeriğin gizli kalmasını istemelidir.

Haberleşme esnasında kayda alınma işlemi tek başına suç oluşması için yeterli bir gerekçe olmazken bu kaydın ifşası durumunda suç oluşmuş kabul edilir. Bir kişi gizli ses kaydı almak sureti ile haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu işlemiş ise kendisine verilecek hapis cezası 2-6 yıl aralığında değişen sürelerde olabilecektir.

KİŞİLER ARASINDA YAPILAN KONUŞMALARIN DİNLENMESİ VE KAYDEDİLMESİ SUÇU TCK 133

Kişiler arasında yapılan gizli konuşmalar 3. kişi tarafından dinlenirse ve bu duruma taraflardan herhangi biri rıza göstermediği takdirde suç oluşur. Bu suçun oluşmasında konuşmaların kayda alınması da gerekmektedir. Ayrıca fail bu konuşmanın taraflarından biri olmamalıdır.

Konuşmalar 3. Kişi tarafından dinlenerek kayda alınırken ses dinleme cihazları, ortam dinleme cihazları kullanılabilir. Gizli yapılan konuşmalar dinlenerek bu şekilde kayda alındığı takdirde TCK 133 hükümleri uygulanır. Bu tür bir suç işlenirse 2-5 yıl arasında hapis cezası uygulanabilir.

İZİNSİZ SES KAYDI ALMA CEZASI

İzinsiz ses kaydı alma cezası söz konusu olduğunda kişinin hangi suça istinaden cezalandırılacağına bakılması gerekir. Bu durumda da işlenen suça yönelik verilecek ceza miktarı önemli olur.

Özel hayatın gizliliği ihlal edildiğinde 2-6 yıl aralığında hapis cezası verilebilir.

Haberleşmenin gizliliği ihlal edildiğinde 2-6 yıl aralığında hapsi cezası söz konusu olur.

Kişiler arası konuşmaların dinlenerek kayda alınması suçu işlendiğinde verilen ceza 2-5 yıl aralığında hapis cezası olabilmektedir.

İZİNSİZ SES KAYDI ALMA CEZASI PARA CEZASINA ÇEVRİLEBİLİR Mİ?

İzinsiz olarak alınan ses kaydı için öngörülen cezaların alt sınırı 2 yıldır. Para cezaları hapis cezalarına seçenek olarak uygulanır. Bu yaptırımın uygulanabilmesi için kısa süreli hapis cezaları söz konusu olduğunda öngörülen ceza 1 yıl veya daha az süreli olmalıdır.

İzinsiz ses kaydı alma cezası para cezasına çevrilememektedir. Bunda etkili olan unsur ise suça yönelik öngörülen hapis cezalarının süresinin alt sınırının 1 yıldan fazla olmasıdır. İzinsiz ses kaydı alma cezasının yol açacağı suçlar sebebi ile verilen hapis cezaları 2-6 yıl aralığında değişebilmektedir.

SES KAYDININ HUKUKA UYGUN OLMASI NASIL SAĞLANIR?

Ses kaydının hukuka uygun olması için zorunluluk hali gerekir. Bunun yanı sıra zorunluluk hali şartlarının varlığına da bakılması gerekir.

Elde edilen kayıtların sistematik olarak ve planlanmak sureti ile düzenli olarak elde edilmiş olması hukuka aykırıdır.

Kaydı alan kişinin kendisine veya ailesine karşı bir haksız saldırının varlığı hukuka uygunluğun koşulları arasındadır.

Kaydı alanın kendisine ya da yakınlarına karşı işlenecek suçlar (cinsel taciz-saldırı, hakaret, tehdit, iftira, şantaj ve benzeri suçlar) için alınan kayıtlar hukuka uygun kabul edilir.

Kayıt yapana veya ailesine yönelik gerçekleşen saldırı ya da suçun aniden vuku bulması elde edilecek delilin hukuki açıdan değer taşımasını sağlar.

Kişi veya ailesi saldırıya uğradığında ya da suça maruz kaldığında o an için kolluk kuvvetlerine başvurma imkanına sahip olmamalıdır. Kolluk kuvvetlerine haber verme imkânı varken alınacak kayıtlar hukuka uygun olmaz.

Bu tür kayıtların alınmasındaki amaç kaybolmasını engelleme ve yetkili makamları olaydan haberdar etme olmalıdır.

Alınan kayıtlar 3. Kişilerle paylaşılırsa eylem suça dönüşür.

Özel hukuk davaları söz konusu olduğunda da kişi kendisi veya yakını ile ilgili bir konuyu ispat etmek istediği takdirde bir kereye mahsus olmak kaydıyla kayıt yaparsa bu kayıtlar da mahkemece delil olarak sayılır.

Özel dedektiflik bürolarının alacağı kayıtlar planlı ve sistematik olarak kaydedildiğinden suç teşkil eder.

Alınacak kayıtların sunulması gereken yetkili birimler şunlardır:

  • Polis,
  • Jandarma,
  • Savcılık,
  • Mahkeme,
  • İdari devlet birimleri.

İZİNSİZ GÖRÜNTÜ VEYA SES KAYDI DELİL OLUR MU?

İzinsiz görüntü ve ses kaydının delil olup olamayacağı meydana gelen somut vakıanın incelenmesiyle cevaplandırılabilecektir. Delil kullanmak, ispat açısından hukuk sistemimizin kabul ettiği araçlardır. Fakat delillerin değerlendirilmesi konusunda birtakım sınırlamalar mevcuttur. Hakkın varlığını ispat etmede kullanılan delilin hukuka aykırı olması halinde esas kural bu delilin yargı makamı tarafından kullanılmamasıdır. Fakat yargı içtihatları ve uluslararası kurallar doğrultusunda bu kuralın bazı istisnaları da bulunmaktadır.

Yargıtay kararlarına göre şunu söyleyebiliriz ki hukuka uygun olarak elde edilmiş, yani yaratılmamış olan ses kayıtlarının boşanma davalarında delil olarak kullanılması mümkündür. Fakat sonradan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bazı kararlarında ses kaydı delilini elde edilmiş ya da yaratılmış ayrımına gitmeksizin hukuka aykırı kabul etmiştir. Aynı şekilde bir kimsenin hukuka aykırı olarak görüntüsünün delil olarak kullanılması da mümkün olmamaktadır; aksine suç teşkil etmektedir.

Günümüzde pek çok kurum, kuruluş ya da işyerinde güvenlik sebebiyle gizli kamera ile kayıt yapmaktadır. Bu durumda kayıt altında olan kamera altında suç işlenmesi halinde bu görüntülerin delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı da akla gelen sorular arasındadır. Gerek içtihatlar gerekse kararlar neticesinde şunu söyleyebiliriz ki bu görüntülerin delil olarak kullanılması izahtan varestedir. Çünkü yapılan kayıt kamusal alanda ve kamuya açık bir faaliyete ilişkindir. Gizli kamera ile denetim yapıldığına dair bir kaydın yer almasına bile gerek yoktur. Nitekim pek çok olayın çözümlenmesinde ve faillerin bulunmasında kamera kayıtları delil olarak kullanılmaktadır.

Sonuç olarak izinsiz görüntü veya ses kaydı alınmasının içtihatlar ve Yargıtay kararları çerçevesinde bazı istisnaları mevcut olmasına rağmen kural olarak bu durum suç teşkil etmektedir.

ÖZEL HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA GİZLİ SES KAYDI

Özel hukuk uyuşmazlıkları söz konusu olduğunda her çeşit belge delili kullanılacağı zaman hukuka uygun olarak bu kanıtların elde edilmesi zorunludur. HMK hükümleri uyarınca belge olarak kabul edilen çok sayıda örnekten bahsedilebilir.

Yazılı ya da basılı metinler, çizimler, planlar, elektronik ortamda elde edilmiş veriler uyuşmazlık konusunu ispat etme gücüne sahipse belge olarak kabul edilir. Tarafların elinde bulunan delillerin dayanak olarak gösterilmesi durumunda bunların tümünün mahkemeye sunulması gerekir. Mahkemeye sunulan delillerin örneğine ilave olarak mahkeme asıllarını da isterse asılların da mahkemeye beyanı gerekir.

Özel hukuk uyuşmazlıklarında gizli ses kaydının delil niteliği taşıyabilmesi için hukuka uygun olarak elde edilmiş olması gerekir. Hukuka aykırı elde edilen tüm deliller hiçbir mahkeme tarafından kabul edilmeyeceğinden gizli ses kaydı alınacağı zaman da bu koşullar aranır.

Özel hukuk uyuşmazlıkları arasında yer alan boşanma davaları, tazminat davaları alacak ya da iş davalarında sunulacak gizli ses kaydı kayıtları için de aynı durum geçerlidir. Boşanma davaları sırasında sunulan gizli ses kayıtlarının sohbetin doğal seyri içinde yapılması halinde kabul edilebilmesi mümkün olur.

Kayıt sırasında özel sorular sorulması, kişiyi yönlendirme amacı güdülerek ya da tahrik etmek sureti ile sesinin kaydedilmesi delil olarak kabul edilmez.

EŞLER ARASINDAKİ SES KAYITLARI SUÇ TEŞKİL EDER Mİ?

Özel hayatın gizliliği kişilere tanınan Anayasal haklardan biridir. Bu sebeple özel hayatın gizliliği ihlal edildiğinde bu durum suç teşkil eder. Özel hayatın gizliliğinin sınırlandırılabilmesi için Anayasa’da öngörülen hallerin oluşması gerekir.

Özel hayatın gizli kalması hakkı kişinin evli olması ile ihlal edilebilecek bir hak değildir. Kişiler evliyken de özel hayatın gizliliği suçu işlenebilir. Taraflardan birinin diğerinin özel hayatına müdahale etmesi durumunda suç oluşur.

Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi zorunluluk hali vuku bulduğunda suç teşkil etmeyecektir. Kişilerin içinde yer aldığı koşullara bağlı olarak bu durum değerlendirilir. Zorunluluk halinin varlığı hukuka uygunluk sağlayacağından özel hayatın gizliliği eşler arasında zorunluluk vuku bulduğu takdirde gerçekleşirse suç teşkil etmeyebilir.

Tarafların evlilik birliği içinde olması birbirilerinin özel yaşam alanlarına müdahale etme hakkını onlara vermemektedir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan biri olan özel hayatın gizliliği hakkı evlilik birliği kurulduğunda ortadan kalkan bir hak değildir.

Bu sebeple de tarafların evli olması, birbirlerinin kişisel eşyaları veya özel yaşam alanlarına kolay erişim imkânı olmaları sınırsız bir biçimde birbirlerini gözetleme ve denetleme hakkını vermez.

Taraflardan biri bir daha kanıt elde edemeyeceğini düşündüğünde,

Yetkili mercilere başvuru imkânı olmadığında,

Ani gelişen olaylar karşısında,

Delillerin kaybolma riski bulunuyorsa,

Delillerin kaybolmadan güven altına alınması zorunluluğu hasıl olmuş ise,

Karşı tarafın bilgi ve rızası olmadan özel hayata ait bilgileri, ses ve görüntü kayıtlarını elde edebilir. Yukarıdaki koşulların varlığı halinde elde edilecek gizli ses kayıtları hukuka aykırı olarak elde edilmiş sayılmamaktadır. Bu sebeple de delil niteliği taşır.

EŞİN HAKARET İÇEREN KONUŞMALARI GİZLİ SES KAYDINA ALINIRSA SUÇ TEŞKİL EDER Mİ?

Eşin hakaret içeren konuşmaları gizli olarak ses kaydına alınacağı zaman olayın ani bir şekilde gelişmesi gerekir. Bu kayıtların planlı ve sistematik olarak yapılması delil niteliği taşıması yönünde engel teşkil eder.

Kaydı alan eş, kaydı üçüncü kişilere dağıtmamalı ve paylaşmamalıdır. Bu kayıtların mahkemeye delil olarak sunulabilmesi hukuka uygun olarak elde edildiklerinde mümkündür. Bu sebeple de izinsiz kaydedilen ses kaydının koşulları sağlayıp sağlamadığına bakılır.

Hakarete maruz kalan eş bu saldırıyı başkaca bir şekilde ispatlama şansına sahip olmamalıdır. Elde edeceği gizli ses kaydının delillerin kaybolma ihtimaline karşı korunmaya alınması gerekli olmalı ve bunun ilgili makamlara teslim edilerek korunmaya alınma amacı güdülmelidir.

Gizli ses kaydını alan eşin aile içi geçimsizliğin kaynağını ispat etme amacı taşıyor olması gerekir. Hakarete uğrayan eş içinde bulunduğu durum gereği bunu başka bir şekilde kanıtlayabilecek durumda olmamalıdır.

TELEFONLA KONUŞURKEN SES KAYDI ALMAK SUÇ MU?

Telefon ile konuşurken gizlice ve izinsiz ses kaydı alınması halinde haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu oluşmaz. Zira izinsiz ses kaydı yapılması halinde bu suçun oluşması için iki şarttan birinin varlığı gerekir:

Haberleşme içeriğinin 3. bir kişi tarafından kaydedilmiş olmalıdır. Konuşmanın taraflarından birinin kayda alması bu suça sebebiyet vermez.

TELEFONU HOPARLÖRE ALMAK SUÇ MU?

Bir kişiyle telefon konuşması gerçekleştirildiği sırada telefonu hoparlöre alarak başka bir kişiye haberleşme içeriğinin dinletilmesi suçtur. Söz konusu durumda haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu gerçekleşir. Suçun gerçekleşmesi için haberleşme taraflarından birinin rızası bulunmaması gerekir.

Kişisel arasındaki konuşmaların uzaktan ses dinleme cihazı, casus dinleme cihazı, telefona takılan dinleme cihazı gibi aletlerle dinlenmesi ya da ses kaydedici böcek gibi aletlerle kaydedilmesi halinde suç oluşur. Konuşmaya taraf olmayan bir kişinin başkaları arasında gerçekleşen konuşmaları dinlemesi ya da kayda alması halinde TCK m. 133 hükmüne göre 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.

KAMERADA SES KAYDI YASAL MI?

Sesli kamera kullanılarak kişilerin konuşmalarının kaydedilmesi halinde TCK m. 133 hükmünde düzenlenen “kişilerin konuşmalarının dinlenmesi ve kaydedilmesi” suçu meydana gelir. Ses kayıt özelliğini bulunan kamera kullanarak kişilerin konuşmalarının kaydedilmesi kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlalidir.

İZİNSİZ SES KAYDI ALMA HANGİ SUÇLARA SEBEP OLUR?

İzinsiz ses kaydı alındığında hukuka uygun hareket edilmezse çeşitli suçlar ortaya çıkabilir. Bu suçlar; özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu, haberleşme gizliliğinin ihlali suçu, kişiler arasındaki konuşmaları dinleme ya da kayda alma suçu olarak sıralanır.

İZİNSİZ SES KAYDI ALMA SUÇ TEŞKİL EDER Mİ?

Hukuka uygun olarak elde edilmeyen her tür delil geçersiz sayılır. İzinsiz ses kaydı alınması hukuka uygun yollardan yapılmazsa çeşitli suçlar ortaya çıkabilir. Bu durumda da izinsiz ses kaydı alan kişi cezalandırılır.

İZİNSİZ SES KAYDI ALMA SEBEBİ İLE OLUŞAN SUÇLARA NE CEZA VERİLİR?

İzinsiz alınan ses kaydında işlenen suça bağlı olarak değişen sürelerde hapis cezaları uygulanır. Ses kaydı hukuka uygun yollardan elde edilmemiş ise kaydı alan kişiye verilecek cezalar; özel hayatın gizliliği ihlal edildiğinde 2-6 yıl aralığında hapis cezasıdır.

Haberleşmenin gizliliği ihlal edildiğinde 2-6 yıl aralığında hapsi cezası öngörülür. Kişiler arası konuşmaların dinlenerek kayda alınması suçu işlenirse verilen ceza 2-5 yıl aralığında hapis cezasına dönüşür.

SES VE EKRAN GÖRÜNTÜSÜ ALMAK SUÇ MU?

Kişiler arasında gerçekleştirilen konuşmaların ses kaydının ya da ekran görüntüsünün alınması “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçu teşkil eder.

TELEFON DİNLEMENİN CEZASI NEDİR?

Konuşmanın tarafı olmayan 3. kişilerin aleni olmayan konuşmaları dinlemesi halinde TCK m. 133 hükmünde düzenlenen “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” suçu oluşur.

Bu suçun ses kayıt cihazı, böcek, böcek dinleme cihazı gibi araçlar kullanılarak gerçekleştirilmesi mümkündür.

Telefon dinleme fiilini işleyerek TCK m. 133 hükmünde yer alan suçu gerçekleştiren kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu