İcra iflas hukuku borçlunun borcunu ödeyememesi halinde, alacaklının talebiyle devlet tarafından borcunun tahsil edildiği yasal süreçtir. İcra iflas hukuku, cebri icra hukuku veya takip hukuku da denir. Cebri icra işlem yapma yetkisi devlettedir. İcra iflas hukuku kamu hukukuna dahildir ve genellikle de mecburidir. Bu yazıda, icra iflas hukuku ve hukuki boyutlarını, icra takip türleri ve süreci icra iflas hukukundaki davalar ayrıntılı bir şekilde incelenmektedir. İcra İflas hukuku, borcunu zamanında tahsil etmeyen borçluya karşı alacaklının haklarını koruyan hukuk sistemidir. Alacaklının para alacağına kavuşmasını sağlamak için devletin cebri icra organlarınca borçlunun mallarına el konulur, bu mallar satılır ve elde edilen para ile alacaklının alacağı ödenir. İcra iflas hukukunda alacaklının talebi, icra takibini başlatmaya yeter. Takip borçlusu, prosedürde hareketsiz kalırsa, talep icra edilebilir hale gelir. Borcun tahsili ve ödenmesine ilişkin tüm usul ve esaslar icra iflas kanunu ile düzenlenmiştir.
Alacaklının icra dairesine sunduğu “takip talebi” belgesiyle başlayan ve alacaklının alacağına kavuşmasıyla son bulan bir süreçtir. Borcun tahsili için alacaklının başvuracağı takip türü alacaklının elindeki belgeye göre değişmektedir. Farklı durumlar için farklı takip yolları öngörülmüştür.
Bütün alacaklıların bir araya gelerek borçlunun karşısında bulunur ve takibin konusu da borçlunun tüm malvarlığıdır. Bütün alacaklılar alacakları oranında eşit olarak borçlunun malvarlığından talep etmektedir. Tacir olanlar veya İİK m.43’te gösterilen gruplardan birine dahil olan gerçek-tüzel kişiler ile diğer kanunlarda zikredilen kişiler külli takip (iflas) yoluyla takip edilebilirler.
Alacaklının elinde bir kambiyo senedi mevcutsa borçlusunu kambiyo senetlerine mahsus haciz ve iflas yoluyla takip edebilir. Kambiyo senetlerine mahsus takip yolu diğer takip türlerinden hızlı oluşu ile ayrılmaktadır.
Rehinle teminat altına alınmış alacaklar için geçerlidir. İİK m.45’e göre rehinle teminat altına alınmış bir alacak, kural olarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip olunur.
İflasa tabii olsun ya da olmasın her borçlu kural olarak haciz yoluyla takip edilebilir. İlamsız takip, elinde mahkeme kararı bulunmadan icra takibine başlanılmasıdır. Yalnızca para ve teminat alacakları için ilamsız icra yollarına başvurulabilir. İlamsız icra yoluna başvurmak için alacağın bir senede(belgeye)bağlı olması şart değildir. Öncelikle alacaklı alacağına kavuşmak için doğrudan icra dairesine başvurup ilamsız icra takibi yapabilir. Borçlunun da kendisine karşı yürütülen takibe itiraz ederek takibin sonuçlanmasına engel olma imkânı tanınmıştır. Takip başladıktan sonra borçluya ödeme emri gider ve borçluya 7 gün içerisinde ödemesi ya da itiraz etmesi bildirilir. Eğer borçlu bu 7 günlük süre içerisinde ödeme yapmazsa ya da itiraz etmezse takip kesinleşir.
Alacaklının elinde borçluya karşı almış olduğu bir ilam (alacaklının alacağı bir mahkeme hükmü ile tespit edilmiştir) vardır. Para ve teminat alacakları dışında alacaklı ilamsız icraya takibi yapamadığı için öncelikle mahkemeden ilam alınması ve ilamlı takip yoluna başvurması gerekmektedir. Borçlu bu takip türünde itirazda bulunamaz ve itirazla da ilamlı icra takibini durduramaz.
İlamlı icra bir mahkeme kararına dayanılarak başlatılan takibe denir. İlamsız icra takibinde ise bir mahkeme kararına gerek yoktur.
İlamlı icranın konusu para alacağı, menkul teslimi, gayrimenkullerin tahliyesi, çocuk teslimi gibi konulardır. İlamsız icra takibi ise para ve teminat alacakları için başvurulacak yoldur.
Haciz, alacaklının takibe koyduğu alacağının tahsili amacıyla borçlunun malvarlığına dahil mallara resmen el konulmasıdır. Haczin amacı borçlunun mallarının paraya çevrilerek alacaklının alacağının ödenmesidir. Borçluya ödeme emri gönderildikten 7 gün sonra ödeme yapılmaz veya itiraz edilmezse takip kesinleşir. Takip kesinleştikten sonra alacaklının haciz talebi üzerine icra memuru hacze girişir. Haciz isteme hakkı alacaklı veya alacaklının külli ya da cüzi haleflerindedir. Haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Haciz işlemi için yetkili icra dairesi icra takibinin yapıldığı icra dairesidir. İcra dairesi haciz talebinden itibaren üç gün içinde haczi yapması gerekir. Borçluya haciz yapılacağına dair tebligat gerekmez. İİK m.80/2 gereği “borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bulundurulması mümkün olmazsa haciz gıyabında yapılır”. Borçlu, hacizde hazır bulunma hakkına sahiptir. Haczi koyan memurun sadece alacaklının değil borçlunun da menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir. Bu yüzden borçlunun tüm malvarlığı haczedilemez.
Haczedilemeyecek şeyler;
İflas hukuku borçlarını ödeyemeyen kişilerin borçlarından kurtulmak için başvurabilecekleri yasal süreçtir. İflas borçlunun bütün alacaklıları yararına borçlunun tüm malvarlığının tasfiyesine yönelik bi takip türüdür. İflas, borçlunun bütün alacaklıları yararına borçlunun tüm malvarlığının tasfiyesine yönelik bir takip türüdür. İflas hukuku alacaklılar arasında eşitlik ilkesini gözetir. Bu özellik iflas takibini icra takibinden ayırır. Belirli kişiler iflas takibi yoluyla takip edilebilirler. İflasa tabii kişiler;
Takipli iflasta alacaklının alacağının herhangi bir belgeye bağlı olmasına gerek yoktur. İflasa tabi bir kişi varsa doğrudan icra dairesine gidilip iflas ödeme emri gönderilir. Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir. İflas isteme hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer. Alacaklının iflas talebi kesinleştiğinde İcra İflas Kanunu m.166’daki usulle ilan edilir. İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. Depo kararı ile mahkeme borçluya yedi gün içinde masraflarla birlikte borcunu ifa etmesini ya da o parayı mahkeme veznesine depo etmesini emreder. Asliye Ticaret Mahkemesi 7 gün içinde depo kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında izleyen ilk oturumda iflas kararını verir.
Konkordato, takip hukuku çerçevesinde düzenlenmiş bir tür kalan borçtan kurtulma usulüdür. Bununla borçlunun malvarlığı en iyi şekilde korunmaya alınır öte yandan alacaklıların iflas takibine oranla daha avantajlı duruma gelmeleri sağlanır. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu ile alacaklıları arasında kanunda öngörülen çoğunlukla konkordato projesinin kabulü halinde mahkemece tasdik edilerek yapılan cebri bir sulh anlaşmasıdır.
Adi Konkordato
İflasa tabi olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişi ve tüzel kişilerin başvurabileceği bir konkordato türüdür. Konkordato talebi iflasa tabi borçlu tarafından muamele merkezinin bulunduğu yer asliye mahkemesine sunulmalıdır. Buna ek olarak;
Borçtan Kurtulma Davası: İcra Hukukunda borçtan kurtulma davasında borçlu, itirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde takip alacaklısına karşı borçtan kurtulma davası açabilir.
İtirazın İptali Davası: İcra Hukukunda itirazın iptali davasında İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık sürede açılmış olmalıdır.
İstirdat Davası: İcra Hukukunda haksız yere ödeme tarihinden itibaren 1 yıldır.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumdaki bir sermaye şirketi veya kooperatif hakkındaki iflas kararının verilmesinden geçici olarak vazgeçilmesidir. İflasın ertelenmesinin başlıca şartları vardır.
İİK m.269’da kira borcunu zamanında ödemeyen kiracının icra takibi ile tahliyesi düzenlenmiştir. Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanunu’nun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder. Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62’nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır. İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoluyla takip yapamaz.
Nafaka türleri tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası olarak ayırabiliriz. Tedbir nafakası ilamsız icraya konu bir nafaka türüdür. Tedbir nafakasında ilamlı icraya gitmek mümkün değildir. Yoksulluk, iştirak ve yardım nafakalarında ise ilamlı icra takibine başvurulması gerekir. Mahkemenin kesin kararı gerekir. Nafaka alacaklısı ilam ile beraber icra dairesine başvurur. Daha sonra nafaka borçlusuna icra emri tebliğ edilir. Borçlu 7 gün içinde itiraz etme imkanına sahiptir fakat ilamsız icrada olduğu gibi buradaki itiraz icra takibini durdurmaz. Nafaka alacaklarındaki zamanaşımı süresi 10 yıldır. Tedbir nafakasında geçerli olan ilamsız icra takibi ve yoksulluk, iştirak, yardım nafakaları için geçerli olan ilamlı icra takibi içinde zamanaşımı süresi 10 yıldır. Nafaka borçlusu nafaka borcunu ödemezse İİK m.344 hükmü gereği tazyik hapis cezasına mahkum edilme ihtimali vardır. “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. (İİK m.344)
İcra hukukunda şikayet, İcra İflas dairelerinin kanuna aykırı olan veya somut olaya uygun düşmeyen işlemlerinin iptali veya düzeltilmesi ile yerine getirilmeyen veya sebepsiz sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesi için başvurulan bir yoldur. Şikayetin sebepleri İcra İflas Kanunu m.16’da sayılmıştır.
Şikayete konu olacak işlemler ise;
Şikayet, dava değildir kendine özgü bi yoldur. Bu yüzden davacı davalı yoktur, şikayet eden ve şikayet olunan vardır. Şikayetin süresi şikayet konusu işlemin öğrenilmesinden itibaren 7 gündür. 7 günlük süre hak düşürücü süredir. İstisnai olarak süresiz şikayet halleri mevcuttur. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir (İİK m.16/2). Yargıtay, kamu düzenine aykırılık hallerinde de süresiz şikayet yoluna başvurulabileceği görüşündedir. Şikayet yolunda görevli mahkeme İcra Mahkemesidir.
İtiraz yolunda ise borçlu borcu olmadığını, alacağın müeccel olduğunu veya alacağın şarta bağlı olduğunu veya alacaklının takip yapmaya yetkili olmadığını ileri sürer. İtiraz, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir. İtiraz, imzaya itiraz ve borca itiraz şeklinde iki şekilde yapılabilir.
İtiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür. İcra dairesine yapılır. İtiraz süresi kesindir. İstisnası gecikmiş itirazdır. Gecikmiş itirazda, borçlu kusuru olmadan bir engel sebebiyle süresi içinde itiraz edememişse paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.
İlamlı icra takibi, ilamsız icra takibi, kambiyo senetlerine mahsus takip, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlıca icra türleridir.
Alacağını alamayan alacaklının icra dairesine verdiği takip talebi ile başlayan ve belirli yöntemler sonucunda alacağına kavuştuğu cebri bir yöntemdir.
İcra İflas Hukukunda şikayet İcra Mahkemesine yapılır.
İcra Hukukunda icra aşamaları takip talebi, ödeme emri, takibin kesinleşmesi, haciz, satış ve paraların paylaştırılması şeklindedir.
Gerçek kişi tacirler, tüzel kişi tacirler, Tacir olmadıkları halde TTK gereğince tacirler hakkında hükümlerin uygulandığı haller ve tacir olmadıkları halde özel kanunlar uyarınca iflasa tabi olan kişiler iflasa tabidir.
İflasta, borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itirazda bulunabilir.
İİK m.85’e göre menkul-gayrimenkul-alacak ve haklar şeklinde bir sırayla yapılmaktadır.
İcra Hukukunda; kesin, geçici, tamamlama, ilave ve ihtiyati haciz olmak üzere beş çeşit haciz vardır.
Öncelikle alacaklı icra dairesine bir takip talebi gönderir. İcra dairesi tarafından borçluya bir ödeme emri gönderilir. Borçlu itiraz etmezse ve borcunu ödemezse takip kesinleşir. Alacaklı taraf haciz talep eder ve haczedilen malların satışından sonra paralar paylaştırılır.
İflasa Asliye Ticaret Mahkemesi karar verir.
Hürriyet Hukuk Bürosu, alanında uzman ve deneyimli avukat kadrosu ile gerçek ve tüzel kişilere 2004 yılından bu yana İstanbul’da avukatlık hizmeti vermektedir. Ankara, İzmir ve diger merkezlerde de hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermeyi sürdürmektedir.
© 2026 Hürriyet Hukuk | Tüm Hakları Saklıdır.