Boşanma davasında çocuğun velayeti kime verilir? Boşanmada çocuklar kimde kalır ve mahkeme hangi yaşta çocuğu kime bırakır? Anneye verilmediği durumlar ve babaya verilme şartları nelerdir? Uzman rehberimizle tüm detayları, güncel Yargıtay kararları ve ortak velayet uygulamaları ışığında öğrenin.
Boşanma süreci, sadece iki eşin yollarını ayırması değil, aynı zamanda ailenin en hassas üyeleri olan çocukların geleceğinin de yeniden şekillendirildiği hukuki bir süreçtir. Bu süreçte en çok merak edilen ve üzerine en büyük uyuşmazlıkların yaşandığı konu ise şüphesiz “Boşanmada çocuklar kimde kalır?” sorusudur. Türk hukukunda velayet, ana ve babanın çocukların bakımı, eğitimi, korunması ve temsili konusundaki hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür. Evlilik birliği sürerken ortaklaşa kullanılan bu hak, boşanma davasıyla birlikte mahkeme kararıyla taraflardan birine bırakılır veya güncel hukuki gelişmeler ışığında “ortak velayet” şeklinde düzenlenebilir.
BOŞANMA DAVASINDA ÇOCUĞUN VELAYETİ KİME VERİLİR?
Boşanma davalarında velayet kararı verilirken mahkemenin ve hakimin yegane rehberi “çocuğun üstün yararı” ilkesidir. Ebeveynlerin maddi durumu, sosyal statüsü veya boşanmadaki kusur oranlarından ziyade, çocuğun fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişiminin hangi tarafın yanında daha iyi sağlanacağı değerlendirilir. Hakim, velayet kararını verirken geniş bir takdir yetkisine sahiptir ancak bu yetki sınırsız değildir; çocuğun ihtiyaçlarını ve geleceğini güvence altına alma amacı taşır.
ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI NEDİR?
Çocuğun üstün yararı ilkesi, çocuk haklarına ilişkin ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmelerin temel taşıdır. Bu ilke, çocukların her türlü karar ve işlemde öncelikli olarak gözetilmesini, onların güvenliğinin ve esenliğinin sağlanmasını amaçlar. Hakim, üstün yararı belirlerken çocuğun yaşına, cinsiyetine, eğitimine, sağlığına, kişiliğine ve aile ortamına bakar. Bu kavram esnektir; her çocuk kendine özgüdür ve her olayın şartları farklıdır. Önemli olan, çocuğun hangi ebeveynle yaşamasının onun için uzun vadede en faydalı sonuçları doğuracağıdır.
YAŞ GRUPLARINA GÖRE VELAYET BELİRLENMESİ
Mahkemeler velayet konusunda karar verirken çocuğun gelişimsel evrelerini dikkate alır. Çocuğun yaşı, ebeveyn ilgisine ve şefkatine olan ihtiyacının mahiyetini belirleyen en kritik etkendir.
0-3 YAŞ BEBEKLİK DÖNEMİ
0-3 yaş arasındaki çocuklar “anne bakım ve şefkatine en muhtaç” dönemdedir. Bu yaş grubundaki bebeklerin anneden ayrılmasının, onların duygusal gelişimi üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratacağı kabul edilir. Bu nedenle, annenin yaşam tarzı toplum normlarına uymasa bile (seks işçiliği, mahkumiyet vb.), çocuğun sağlığı için doğrudan bir risk (bulaşıcı hastalık gibi) teşkil etmediği sürece velayet genellikle anneye verilir.
3-7 YAŞ OKUL ÖNCESİ DÖNEMİ
3-7 yaş aralığında da anne şefkati baskın bir ihtiyaç olmaya devam eder. Bu dönemde çocuk sosyal kuralları ve kimliğini ebeveynlerini model alarak oluşturmaya başlar. Büyük bir istisnai durum ya da çocuğun anne yanında kalmasının tehlikeli olduğu ispatlanmadığı sürece mahkemeler bu yaş grubundaki çocukları da anneye bırakma eğilimindedir.
8-12 YAŞ İDRAK ÇAĞI
Yargıtay kararlarına göre 8 yaş ve üzerindeki çocuklar “idrak çağında” kabul edilir. Bu aşamada çocuk, kendini ifade edebilecek ve tercihlerini gerekçelendirebilecek olgunluğa erişmiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca, bu yaş grubundaki çocukların görüşlerinin alınması ve bu görüşlere gereken önemin verilmesi bir zorunluluktur. Hakim, çocuğu bizzat dinleyebileceği gibi uzmanlar aracılığıyla da görüşlerini alabilir.
12-18 YAŞ ERGENLİK DÖNEMİ
12 yaş ve üzerindeki çocukların velayetinde kendi tercihleri çok daha belirleyicidir. Genç, hangi ebeveyniyle kalmak istediğini net bir şekilde ifade ediyorsa ve bu tercih çocuğun üstün yararına açıkça aykırı değilse, mahkemeler genellikle çocuğun bu isteğine uygun karar verir.
BOŞANMADA ÇOCUK HANGİ DURUMLARDA BABAYA VERİLİR?
Toplumda velayetin her zaman anneye verileceğine dair yanlış bir algı olsa da, babanın velayeti alması mümkündür. Boşanmada çocuğun velayetinin babaya verilmesi için şu şartlar ve durumlar dikkate alınır:
- Annenin Çocuğa Şiddet Uygulaması: Annenin çocuğa kötü muamele etmesi, fiziksel veya psikolojik şiddet uygulaması velayetin babaya verilmesi için en güçlü nedenlerden biridir.
- Annenin Çocuğu İhmal Etmesi: Çocuğun bakımıyla ilgilenmemesi, onu başkalarına emanet edip uzun süre terk etmesi velayetin babaya geçmesine sebep olabilir.
- Annenin Akıl Sağlığının Yerinde Olmaması: Annenin çocuğun bakımını engelleyecek derecede ağır psikolojik sorunları veya akıl hastalığı varsa velayet babaya verilir.
- Babanın Daha İyi Yaşam Koşulları Sunması: Sadece ekonomik durum tek başına belirleyici olmasa da, babanın çocukla daha sağlıklı ilgilenebileceği, kurulu bir düzeninin olması ve annenin çocuğun gelişimini tehlikeye atacak bir yaşam sürmesi etkili olur.
- Çocuğun Babayı Tercih Etmesi: İdrak çağındaki çocuğun babasıyla kalmak istediğini beyan etmesi ve bu durumun uzmanlarca onaylanması durumunda velayet babaya bırakılabilir.
BOŞANMADA ÇOCUK HANGİ DURUMLARDA ANNEYE VERİLMEZ?
Velayet kararı bir cezalandırma aracı değildir; ancak annenin belirli davranışları çocuğun üstün yararını zedeliyorsa velayeti alması engellenebilir. Şu durumlarda çocuğun velayeti anneye verilmeyebilir:
- Madde veya ağır alkol bağımlılığı olması.
- Çocuğun eğitimini ve sağlığını ağır derecede savsaklaması.
- Çocuğu diğer ebeveyni olan babaya karşı kışkırtması veya babayla kişisel ilişki kurulmasına sürekli engel olması.
- Çocuğun suç teşkil eden ortamlarda bulunmasına göz yumması veya çocuğu kötü alışkanlıklara yönlendirmesi.
- Annenin velayet hakkından kendi isteğiyle feragat etmesi.
ORTAK VELAYET NEDİR? TÜRK HUKUKUNDA UYGULANABİLİR Mİ?
Ortak velayet, boşanmış olmalarına rağmen ana ve babanın çocuk üzerindeki hak ve sorumlulukları birlikte kullanmaya devam etmesidir. Türk Medeni Kanunu’nda velayetin ortak kullanılmasına dair doğrudan bir madde olmasa da, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler (özellikle Ek 7 Numaralı Protokol) sayesinde 2017 yılından itibaren Yargıtay kararlarıyla uygulanabilir hale gelmiştir.
Ortak velayete karar verilebilmesi için ebeveynlerin bu konuda istekli olması, aralarında asgari bir iletişim ve iş birliği düzeyinin bulunması şarttır. Anayasa Mahkemesi, taraflar arasında ciddi çekişme ve uyuşmazlık varken ortak velayete hükmedilmesini “aile hayatına saygı hakkının ihlali” olarak değerlendirebilmektedir.
VELAYET DAVALARINDA UZMAN GÖRÜŞÜNÜN VE SOSYAL İNCELEME RAPORUNUN ÖNEMİ
Hakim, velayet gibi teknik ve pedagojik bilgi gerektiren bir konuda karar verirken mutlaka uzmanlardan (psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı) görüş alır. Bu uzmanlar, anne ve babanın evlerini ziyaret eder, çocukla ve gerekirse çevreyle görüşmeler yaparak bir “Sosyal İnceleme Raporu” hazırlar. Uzmanlar, çocuğun hangi tarafla daha mutlu olduğunu, gelişimsel ihtiyaçlarının nerede daha iyi karşılandığını bilimsel yöntemlerle tespit eder. Hakim, bu raporlardaki önerileri büyük oranda dikkate alır ancak yine de son karar verici makamdır.
KARDEŞLERİN BİRBİRİNDEN AYRILMAMASI İLKESİ
Mahkemelerin velayet belirlerken hassasiyetle üzerinde durduğu konulardan biri de “kardeşlerin ayrılmaması” prensibidir. Kardeşlik bağı, parçalanan bir ailede çocukların en büyük dayanağıdır. Kardeşlerin birbirinden ayrılmasının onların psikolojik gelişimini olumsuz etkileyeceği kabul edilir. Bu nedenle haklı ve zorunlu nedenler (kardeşler arasında aşırı yaş farkı veya ciddi çatışma gibi) bulunmadıkça mahkeme tüm kardeşlerin velayetini aynı tarafa verme eğilimindedir.
KUSUR DERECESİ VE ALDATMANIN VELAYETE ETKİSİ
Eşlerden birinin sadakatsizliği (aldatma) boşanma davasında “ağır kusur” sayılsa da, bu durum tek başına velayetin kaybedilmesi anlamına gelmez. Velayet davası bir “ahlak yargılaması” değil, “çocuk için en iyisini bulma” sürecidir. Eğer annenin veya babanın aldatma eylemi çocukla olan ilişkisine yansımıyorsa, çocuğun bakımını ve güvenliğini tehlikeye atmıyorsa mahkeme velayeti yine o tarafa verebilir. Ancak sadakatsizlik eylemi çocukların yanında yaşanmışsa veya çocuğun bedeni/fikri gelişimini riske atan bir yaşam tarzına dönüşmüşse velayet kararında aleyhe değerlendirilebilir.
SIKÇA SORULAN SORULAR
MAHKEME ÇOCUĞU KAÇ YAŞINA KADAR ANNEYE VERİR?
Hukukta “kesin şu yaşa kadar anneye verilir” diye bir kural yoktur; ancak 0-7 yaş aralığında özel bir risk yoksa çocuk genellikle anneye bırakılır. 8 yaşından itibaren ise çocuğun fikri önem kazanmaya başlar.
İŞİ VEYA GELİRİ OLMAYAN ANNEYE VELAYET VERİLİR Mİ?
Evet, verilebilir. Velayetin verilmesinde tek kriter ekonomik güç değildir. Geliri olmayan anneye velayet verildiğinde, baba “iştirak nafakası” ödeyerek çocuğun masraflarına katılmak zorundadır.
KADIN EŞİNİ ALDATIRSA ÇOCUĞUN VELAYETİ KİME VERİLİR?
Aldatma velayet için tek başına bir engel değildir. Eğer annenin yaşam tarzı çocuğun gelişimine doğrudan zarar vermiyorsa velayet yine anneye verilebilir. Ancak bu durum çocuğun ahlaki gelişimini tehlikeye atıyorsa velayet babaya bırakılır.
VELAYET SAHİBİ ANNE YENİDEN EVLENİRSE VELAYET BABAYA GEÇER Mİ?
Annenin sadece yeniden evlenmiş olması velayetin değiştirilmesi için yeterli bir sebep değildir. Ancak üvey babanın çocuğa kötü davranması veya yeni evliliğin çocuğun huzurunu bozması durumunda velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.
BABA ÇOCUĞUNU HANGİ GÜNLER GÖREBİLİR?
Buna mahkeme “kişisel ilişki tesisi” kararıyla karar verir. Genellikle ayın belirli hafta sonları, dini bayramların bir kısmı ve yaz tatillerinde belirli sürelerle babaya görme hakkı tanınır.
ÇOCUĞUN VELAYETİNİ ALAMAYAN BABANIN HAKLARI NELERDİR?
Baba; çocuğu mahkemece belirlenen günlerde görme, onunla iletişim kurma, sağlığı ve eğitimi hakkında bilgi alma haklarına sahiptir. Anne bu hakların kullanılmasına engel olamaz.
VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ DAVASI NE ZAMAN AÇILABİLİR?
Velayet kararı kesin hüküm değildir; şartlar değiştiğinde her zaman açılabilir. Velayet sahibinin ölümü, hastalığı, hapse girmesi veya çocuğa kötü davranması gibi durumlarda dava açılabilir.
ÇOCUĞUN SOYADI BOŞANMADAN SONRA DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ?
Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca, velayet hakkı kendisinde olan anne, haklı nedenlerin varlığı halinde çocuğun babasının soyadını kendi soyadıyla değiştirmek için dava açabilir.
ÇALIŞAN ANNE Mİ YOKSA EV HANIMI ANNE Mİ VELAYETTE AVANTAJLIDIR?
Mahkeme annenin çalışıp çalışmamasından ziyade çocuğa ayırdığı vaktin kalitesine ve çocuğun bakım imkanlarına bakar. Çalışan bir anne de ev hanımı bir anne de çocuğun üstün yararına göre velayeti alabilir.
ÇOCUĞUN VELAYETİ BABAYA VERİLDİĞİNDE ANNE NAFAKA ÖDER Mİ?
Evet, iştirak nafakası sadece babaya özgü bir yükümlülük değildir. Velayet babaya verilirse ve annenin maddi gücü varsa, anne de çocuğun giderlerine katılmak için nafaka ödeyebilir.
VELAYET DAVASINDA “İDRAK ÇAĞI” KAÇ YAŞTIR?
Yargıtay ve uluslararası sözleşmeler ışığında genellikle 8 yaş ve üzeri çocuklar idrak çağında kabul edilerek mahkemede görüşlerine başvurulur.

