Boşanma Hukuku

CİNSEL SORUNLAR SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI: HUKUKİ SÜREÇ, YARGITAY KRİTERLERİ

Cinsel sorunlar sebebiyle boşanma davasına ilişkin şu konular bu yazımızda incelenecektir: Evlilikte cinsel ilişki olmaması boşanma sebebi midir? Kadının cinsel ilişkiden kaçınması Yargıtay kararları, cinsel şiddet, vajinismus ve tazminat hakları

Evlilik birliği, sadece hukuki bir akit değil, aynı zamanda eşlerin duygusal ve fiziksel olarak birbirlerini tamamladıkları derin bir ortaklıktır. Toplumumuzun değer yargıları ve kültürel dinamikleri gereği, yatak odası mahremiyeti çoğu zaman boşanma davalarında dile getirilmekten kaçınılan bir konu olsa da cinsellik, evlilik birliğini ayakta tutan en temel yapı taşlarından biridir. Yargıtay kararlarında da defalarca vurgulandığı üzere, sağlıklı bir cinsel yaşam ve cinsel tatmin, evliliğin en önemli özelliklerinden biridir. Bu makalemizde, cinsel sorunlar sebebiyle boşanma konusunu, mevzuattaki yerinden Yargıtay’ın güncel süre kriterlerine, ispat yöntemlerinden tazminat haklarına kadar tüm detaylarıyla vatandaşlarımıza yönelik bir rehber niteliğinde ele alacağız.

CİNSELLİĞİN EVLİLİK BİRLİĞİNDEKİ HUKUKİ YERİ VE ÖNEMİ

Türk Medeni Kanunu (TMK), evlilik birliğinin eşlere yüklediği hak ve yükümlülükleri düzenlerken cinsellikten açıkça bahsetmese de eşlerin “birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak” ve “birbirlerine yardımcı olmak” görevleri bu alanı da dolaylı olarak kapsamaktadır. Hukuk sistemimizde cinsel yaşam, evliliğin doğal bir beklentisi ve sosyal bir amacı olarak kabul edilir.

Cinsel ilişkinin eşlerden birinin kusuru nedeniyle kurulamaması veya sürekli bir uyumsuzluğun mevcut olması, hukuk terminolojisinde “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (şiddetli geçimsizlik) kapsamında değerlendirilen genel bir boşanma sebebidir. Bir tarafın rızası veya arzusu dışında cinsel iletişimin hiç kurulamaması ya da makul olmayan sürelerle kesilmesi, evlilik bağının temelinden çöktüğünün en güçlü göstergelerinden biridir.

EVLİLİKTE CİNSEL İLİŞKİ OLMAMASI BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?

Vatandaşlarımız tarafından en sık sorulan sorulardan biri şudur: Evlilikte cinsel ilişki olmaması boşanma sebebi midir? Evet, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, haklı bir sebep olmaksızın eşlerin cinsel birleşmeyi gerçekleştirememesi veya bir eşin sürekli olarak cinsel ilişkiden kaçınması haklı bir boşanma nedenidir.

Cinsel birliktelik kurulamaması durumu, evlilik birliğini sarsan ve taraflardan ortak hayatı sürdürmelerinin beklenemeyeceği bir noktaya getiren ağır bir kusur olarak kabul edilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, bu durumun geçici bir isteksizlik mi yoksa sürekli bir reddediş mi olduğudur. Yargıtay, süreklilik arz eden ve tıbbi bir mazereti olmayan cinsel eylemsizliği kusur saymaktadır.

YARGITAY’IN CİNSEL İLİŞKİDE SÜRE KRİTERİ: 5 GÜN MÜ 6 AY MI?

Boşanma davasında cinsel sorunların bir neden olarak kabul edilebilmesi için mahkemece “makul bir sürenin” geçmesi aranır. Yargıtay, evliliğin henüz başında olan çiftler için bu konuda oldukça net sınırlar çizmiştir:

  • 5 Günlük Süre: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, sadece 5 gün bir arada kalmış olan bir çiftin cinsel ilişki kuramamış olmasını tek başına boşanma sebebi saymamıştır. Bu sürenin taraflar arasındaki uyumu tespit etmek veya uyumsuzluğu saptamak için yetersiz olduğu kabul edilir.
  • 5-6 Aylık Süre: Buna karşılık, evliliğin üzerinden 5 veya 6 ay geçmesine rağmen cinsel birliktelik yaşanmamışsa, artık “makul süre” dolmuş sayılır. Bu durumda cinsel ilişkinin kurulamaması, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösterir ve boşanma hükmü tesis edilmesine olanak tanır.

KADININ CİNSEL İLİŞKİDEN KAÇINMASI BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?

Hukukumuzda cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin, her iki eşin de cinsel görevlerini yerine getirmesi beklenir. Ancak uygulamada kadının cinsel ilişkiden kaçınması Yargıtay kararlarında sıkça “kusur” olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer kadının cinsel ilişkiye girmesine engel bir fizyolojik veya psikolojik rahatsızlığı saptanmamışsa ve buna rağmen kocasıyla cinsel birleşmeden sürekli kaçınıyorsa, bu durum evlilik yükümlülüklerinin ihlali sayılır.

Yargıtay kararlarına göre, kadının haklı bir nedeni (örneğin ağır bir ameliyat süreci, eşinin bulaşıcı hastalık taşıması gibi) olmaksızın cinsel yakınlığı reddetmesi onu boşanmada kusurlu duruma düşürebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, cinsellik bir “hizmet” veya “borç” değil, karşılıklı rızaya dayanan bir paylaşımdır.

ERKEĞİN CİNSEL İKTİDARSIZLIĞI VE TEDAVİDEN KAÇINMASI

Erkek eşin cinsel yetersizlik yaşaması, iktidarsızlık, ereksiyon sorunu veya erken boşalma gibi durumlar yaşaması da boşanma davasının konusudur. Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı şöyledir:

  1. Tedavi Edilebilir Sorunlar: Eğer sorun geçici ve tedavi edilebilir nitelikteyse (erken boşalma gibi), mahkeme öncelikle eşleri tedaviye yönlendirebilir.
  2. Tedaviden Kaçınma: Cinsel problemi olan eş, tedavi olmaktan haklı bir sebep olmaksızın kaçınıyorsa, sorunun kendisi irade dışı olsa bile “tedaviden kaçınma eylemi” kusur sayılır ve boşanma sebebi olur.
  3. İspat Külfeti: Erkeğin cinsel yetersizliğini iddia eden kadın, bu iddiasını somut delillerle kanıtlamalıdır. Erkeğin  tıbbi raporla sağlıklı olmadığının ispatlanması gerekir. Ancak dosyadaki delillerde cinsel ilişkinin kurulamadığı sabitse ve kadının cinsel ilişkiden kaçındığına dair bir delil yoksa, Yargıtay benzer durumlardaki kararlarında erkeği tam kusurlu sayabilmektedir.

VAJİNİSMUS NEDENİYLE BOŞANMA VE KUSUR DURUMU

Vajinismus, kadının elinde olmayan nedenlerle, vajina girişindeki kasların istemsiz kasılması sonucu cinsel ilişkinin gerçekleşememesi durumudur. Hukuki açıdan vajinismus şu şekilde değerlendirilir:

  • Vajinismus tek başına bir “boşanma kusuru” değildir; zira bu durum psikolojik veya fizyolojik bir rahatsızlıktır.
  • Ancak, vajinismus teşhisi konulan kadın eş tedaviye yanaşmıyor, terapiye katılmayı reddediyor veya süreci sabote ediyorsa, Yargıtay bu durumda kadını kusurlu kabul etmektedir.
  • Eğer kadın tedavi olmak için çaba sarf ediyor fakat sonuç alınamıyorsa, kusurdan bahsedilemeyeceği için boşanma gerçekleşebilir ancak tazminata hükmedilmeyebilir.

CİNSEL ŞİDDET: EVLİLİKTE SINIRLAR VE HAKLAR

Evlilik birliği içerisinde olmak, bir eşe diğeri üzerinde sınırsız bir cinsel tasarruf hakkı vermez. Cinsel şiddet, sadece fiziksel zorlama değil, aynı zamanda aşağılayıcı cinsel talepleri de kapsar.

  • Doğal Olmayan Yollardan İlişki: Eşini ters ilişki veya başkaca doğal olmayan yollardan ilişkiye zorlamak, hukukumuzda ağır bir cinsel şiddet eylemidir ve mutlak boşanma nedenidir.
  • Rıza Dışı Cinsellik: Eşin istemediği bir zamanda veya istemediği şekilde ilişkiye zorlanması, kişilik haklarına saldırıdır.
  • Yatakların Ayrılması: Eşlerden birinin hiçbir neden yokken yatakları ayırması da Yargıtay tarafından cinsel şiddet (psikolojik boyutuyla) olarak nitelendirilmekte ve kusur sayılmaktadır.

CİNSEL MAHREMİYETİN İHLALİ VE SIRLARIN ANLATILMASI

Eşler arasındaki cinsel yaşam mahremiyetin çekirdeğidir. Bir eşin, diğer eşin cinsel yetersizliklerini, yatak odası sırlarını veya fantezilerini üçüncü kişilere, aile çevresinin dışına çıkarak veya sosyal medyaya anlatması “ağır kusur” olarak kabul edilir. Yargıtay, bu tür bir davranışı hem evlilik birliğini temelinden sarsan bir neden hem de manevi tazminat sebebi olarak görür. Eşin onurunu zedeleyen bu ifşalar, güven ilişkisini kökten bitiren bir eylemdir.

BOŞANMA DAVASINDA CİNSEL SORUNLARIN İSPATI VE DELİLLER

Yatak odasında yaşananların ispatı, doğası gereği oldukça güçtür. Mahkemeler bu hassas konuda şu delillere dayanmaktadır:

  1. Doktor ve Sağlık Kurulu Raporları: Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü hastanelerden alınan jinekolojik/ürolojik muayene raporları, cinsel birleşmenin olup olmadığını (bekaret tespiti gibi) veya fizyolojik bir engelin bulunup bulunmadığını net bir şekilde ortaya koyar.
  2. Mesajlaşma ve Yazışmalar: WhatsApp, SMS veya sosyal medya üzerinden eşlerin birbirlerine cinsel sorunlarını itiraf ettikleri veya bu konuda suçlamalarda bulundukları yazışmalar güçlü delillerdir. Yargıtay, delil oluşturmak amacıyla alınan cinsel içerikli görüşme kayıtlarını hukuka uygun delil sayabilmektedir.
  3. Tanık Beyanları: Tanıklar yatak odasına şahitlik edemezler ancak eşlerin bu konudaki yakınmalarını, tartışmalarını veya tarafların itiraflarını mahkemeye aktarabilirler. Ancak mahkeme, tanık beyanlarından ziyade tıbbi raporlara daha fazla itibar edecektir.
  4. Eşlerin İtirafı: Dava aşamasında tarafların cinsel sorunu veya kaçınmayı ikrar etmeleri ispatı kolaylaştırır.

CİNSEL SORUNLARDA TAZMİNAT VE NAFAKA HAKKI

Boşanma davasında kusurun tespiti, mali sonuçlar açısından hayati önemdedir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat: Cinsel ilişkiden haklı bir sebep olmaksızın kaçınan veya cinsel yetersizliği olup tedaviden kaçan eş, karşı tarafın kişilik haklarına saldırmış sayılır. Bu durumdaki kusurlu eş, diğer tarafa maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü kılınabilir.
  • Yoksulluk Nafakası: Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla nafaka talep edebilir. Cinsel sorunlarda “tam kusurlu” bulunan eşin nafaka alması genellikle mümkün değildir.
  • Kusursuzluk Durumu: Eğer cinsel sorun tedavisi imkansız biyolojik bir nedenden kaynaklanıyorsa, mahkeme boşanmaya karar verir ancak iki tarafın da kusuru olmadığı için tazminat taleplerini reddeder.

VELAYET VE MAL PAYLAŞIMI SÜREÇLERİNE ETKİSİ

Cinsel sorunların boşanma davasındaki etkisi genellikle kusur ve tazminatla sınırlıdır; ancak velayet ve mal paylaşımı üzerinde doğrudan bir belirleyiciliği yoktur.

  • Velayet: Mahkeme çocuğu kime vereceğini belirlerken “çocuğun üstün yararını” gözetir. Bir eşin cinsel yönden kusurlu olması, onun kötü bir ebeveyn olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle, cinsel sorunlar velayetin kime verileceği konusunda tek başına bir kriter değildir.
  • Mal Paylaşımı: Mal paylaşımı, kural olarak edinilmiş malların yarı yarıya bölünmesi esasına dayanır. Eşin cinsel kusuru, mal paylaşımı oranlarını değiştirmez; ancak zina veya hayata kast gibi özel durumlar mevcutsa hakim pay oranlarını değiştirebilir.

CİNSEL SORUNLAR NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI AÇARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Bu tür davalar son derece hassas ve stratejik yönetilmesi gereken süreçlerdir. Dava devam ederken tarafların bir araya gelerek cinsel ilişki yaşaması, geçmişteki tüm kusurların “affedildiği” anlamına gelir ve davanın reddine sebep olur. Ayrıca, ispat edilemeyecek iddiaların dilekçede belirtilmesi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, cinsel sorunlara dayalı boşanma süreçlerinde profesyonel bir avukat desteği almak, hem mahremiyetin korunması hem de hakların tam olarak elde edilmesi açısından büyük önem taşır.

Avukata Sor


SIKÇA SORULAN SORULAR (S.S.S.)

KADININ CİNSEL İLİŞKİDEN KAÇINMASI BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?

Evet, kadının haklı bir tıbbi veya psikolojik mazereti olmaksızın sürekli olarak cinsel ilişkiye girmeyi reddetmesi evlilik birliğini temelinden sarsan bir kusur olarak kabul edilir.

EVLİLİKTE CİNSEL İLİŞKİ OLMAMASI BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?

Evet, Yargıtay cinsel yaşamın evliliğin en önemli özelliklerinden biri olduğunu kabul eder. Haklı sebep olmaksızın cinsel birlikteliğin gerçekleşmemesi boşanma nedenidir.

1 AYLIK EVLİYİM, EŞİM İLİŞKİYE GİRMİYOR, BOŞANABİLİR MİYİM?

Yargıtay 5 günlük süreyi az bulurken, 5-6 aylık süreyi “makul süre” olarak görür. 1 aylık süre her somut olaya göre değerlendirilir ancak genellikle mahkemeler bir süre daha beklemenizi veya tedavi yolunu denemenizi bekleyebilir.

VAJİNİSMUS BOŞANMADA KUSUR SAYILIR MI?

Vajinismus tek başına bir kusur değildir. Ancak kadın eş tedavi olmayı reddediyorsa veya süreci yarıda bırakıyorsa Yargıtay kadını kusurlu bularak boşanmaya karar verebilir.

EŞİMİN CİNSEL İKTİDARSIZLIĞI VARSA TAZMİNAT ALABİLİR MİYİM?

Eğer eşiniz cinsel yetersizlik yaşıyorsa ve tedavi olmaktan kaçınıyorsa, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu sayılacağı için maddi ve manevi tazminat talep edebilirsiniz.

CİNSEL ŞİDDET NEDİR?

Eşlerden birinin diğerini zorla veya doğal olmayan yollardan (anal, oral) ilişkiye girmeye zorlaması, fantezilere dayatması veya yatakları ayırarak cezalandırması cinsel şiddettir.

KISIRLIK BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?

Kısırlık tek başına bir boşanma sebebi sayılmamaktadır. Özellikle kadının rahminin alınması sonucu oluşan doğurganlık kaybı, cinsel ilişkiye engel değilse boşanma nedeni oluşturmaz.

YATAKLARI AYIRMAK KUSUR MUDUR?

Evet, hiçbir haklı neden yokken yatakları ayırmak Yargıtay tarafından “cinsel şiddet” ve güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilir ve boşanmada kusur sayılır.

EŞİMİN TELEFONUNDAKİ CİNSEL YAZIŞMALAR DELİL OLUR MU?

Yargıtay’ın güncel kararlarına göre, eşin telefonundan elde edilen cinsel içerikli yazışmalar ve görüntüler, “sırf delil oluşturmak maksatlı” alındıysa hukuka uygun delil kabul edilebilir.

BOŞANMA DAVASI SÜRERKEN EŞİMLE BİRLİKTE OLURSAM NE OLUR?

Dava süreci devam ederken tarafların cinsel birliktelik yaşaması, aradaki sorunların “affedildiği” karinesini doğurur. Bu durum Yargıtay tarafından davanın reddi gerekçesi sayılmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu